1234

Merhamet

Camide diz dize namaz kıldığım teyzenin, dua eden avuçlarımı ellerinin arasına alıp selamlaşmasıydı elime kalemi aldıran ansızın. Sonra fark ettim ki, çok güzel şeyler oluyor etrafımda elhamdulillah. O önemsiz diyerek atladığımız ayrıntılarda gizli hayat. Metroda yer verdiğim yaşlı amcanın başını eğip, “kızım kıyamam ben sana” diyerek oturmak istememesiydi kalbimi orta yerinden vuran. Merhamet. Merhametti bir kadının ve bir erkeğin yüzüne… Read more →

1

Bedel Ödemek Üzerine

  Babamın burçlarla ve burç taşlarıyla uğraşan bir arkadaşı vardı. Demişti ki, “Balık burcu çok hassastır, bir ortamdaki/kişideki tüm sıkıntıları üstüne alır, karşısındaki insan rahatlar, sıkıntı onda kalır.” Buna çok mana veremesem de o zaman, şimdi doğru olabileceği kanısını taşıyorum. Mesele sadece sıkıntıları kendi üstüme almam da değil, ufacık olup insanları normal düzeyde etkileyen olaylar beni günlerce süründürebiliyor. Bugünümü mahveden,… Read more →

2

Roma – İtalya

Öncelikle hayranlıklarla dolu bir gezi yazısı bekliyorsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Elbette insanın hoşuna gidecek birçok güzellikle karşılaştım ama gidip gördüğüm bunca ülkeye/şehre bakarak şunu söyleyebilirim ki, yeryüzünde hiçbir yer kendi dilinizi konuşup, kendi kültürünüzü yaşadığınız, ezan sesi duyduğunuz, tamamen size ait olan ve sizin ait olduğunuz topraklarınızın yerini tutamaz. Özellikle bunu Müslümanların terörist olarak görüldüğü gayrimüslim topraklar için çok rahatlıkla… Read more →

Screen shot 2015-04-05 at 5.21.28 PM

Budala, Dostoyevski

Rus Edebiyatı her insanın hayatına şöyle bir uğramalı. Hatta yer edinmeli, kök salmalı, asla da bırakıp gitmemeli. Kuşkusuz bu alanın en kıymetli yazarları Tolstoy, Dostoyevski, Turgenyev, Gogol olmakla beraber, benim için yeri ayrı olan yazar Tolstoy’dur. Onun romanlarındaki sıcaklık ve aşinalık hissi başkadır bana kalırsa. Tasvirleri olağanüstüdür. Anna Karenina’yı oturduğu koltuktan, yüzündeki en ufak mimik çizgisine, saçındaki dalgalanmadan, nefesindeki ince… Read more →